20090718

Büyümemek

Büyümemek seçim değil vazgeçiştir.Bu yüzden bu tür nasihatlar boş işle iştigaldir.Ya büyümesini istediğiniz insan,sizi asla affetmeyecek kadar büyürse.Unutmayın,çocuk kalbi her zaman affetmeye meyillidir.Ya bakmazsa yüzünüze bir daha,alttan almazsa.Ben küçüğüm bi kusurum vardır elbet diye düşünmeyi bırakırsa.Ya da sen zaten büyüksen ve iki büyük fazla gelir diye büyümekten vazgeçmişsem ben.Büyüdükçe seni kırma hakkını kendimde bulursam.Büyük gövdemi senin tattırdığın duyguların dolduramadığını anlarsam?Yine de büyü der misin bana.Korkuyorumdur belki,artık gülemeyecek olmaktan ne o ciddi bir büyük olma hakkım da mı yok-yoksa?Öyle ya büyü diyen sen,karar veren sen.Ona da hüküm koymaya kalkarsın da ya ben artık dinlemezsem?
Aslında kimse büyümenizi istediği için demez bunu.O an işine öyle geliyordur.Tamam deyip öyle davranmaya kalkınca, ilk kendisi özler eski halinizi.Peter Pan'a büyü demeyi seçtiyseniz bırakın da Dorian Gray olsun.Ötesi herkesi üzer.

Not:Na bu yazı ebeveyin gazıyla yazılmamıştır.

Duramadım

*Azı karar çoğu zarar olan şeye ego diyoruz.

*Padişah düsturu var koskoca.Sarhoşken edilen ferman ,ayıkken uygulanmaz diye ama nerde bundan ders çıkaracak godsy.Peeehh

*Yazı yazmadan geçen gün gün değildir demişler de eğer bunları yazı saymazsak doğru demişler.

*Buradan hafızama not düşmek istiyorum.Çok tuhaf geçen o gün,bugündü.

Giderayak


Beatriz'im benim.Memleket gibi hatunsun allama.Sana bu etikette yeniden yer vermekten iftihar ediyorum.

Çatal bill

Kendimin bana verdiği yetkiyle yarını ve sonraki yarınları tatil ilan ediyorum.Yarını tatil ilan etmemdeki maksat bu kavramı unutmamak.Gün gelir, kpss sonucu gelir,kurum sınav ilanı gelir,kurum sınav sonucu gelir,mülakat ilanı gelir,mülakat sonucu gelir,işe başlama tarihi gelir,godsy işten gelir,sonra tatil günü gelir.Süreci bilerek tek tek yazdım ki uzunluğu anlaşılsın.Tatil kavramını unutmama gerekliliği bu yüzden.O gün geldiğinde apışıp kalmak istemiyorum.Tatil demişken tatilimi Erdal Ünsal beyle geçireceğim.Şu an iki ihtimal var.Bir:"O kim" diyen şanslı kullardan olabilirsiniz. Hiç karıştırmayın derim.İki:"Nerden tanıyonkine diye sorabilirsiniz"Bunu soracak insanlara da Erdal Ünsalı tanımak demek onun yüzünü tanımak değildir derim.Bu söz böyle değildi bilirim,ukeğlağlık etmeyin.İktisat çalışmanın en güzel yanı pozitif bir ilim olması, pozitif ilim ki kısaca bilim diyelim güzel yanı bu zaten, yavşamıyor.Ne kadar net ifade ettim.Neysem o'yumcu.Gerçi o zaman enterasanlığını yitiriyor ama şu an yeğlerim.Zira insan denen zıkkımdan bunalmaktayım.Taş-kağıt-makas denilen oyun bence tamamen insan hareketleri izlenerek çıkartılmış.Bu konuda bi tez bile yazasım var ama halim yok.Neyse taş yaratılışlı,makas huylu veyahut kağıt sıfatına sahip türlü ademfamilyasını ardımda bırakıp,işlerime yoğunlaşasım geldi.Kritik sözcük bu yoğunlaşayım,buhar olayım uç uç uçayım.imza uuurböcee 

20090717

Nin

Yirmidörtsaat boyunca attığım adım sayısının üç haneli bir sayıya ulaşmamasına rağmen enercidiringkimi fondipleyip,sandalyemin depesinden odama baktım ki bence kuşbakışı sayılabilmeli böyle bakışım.Farzedelim bu gece ben kırlangıçmışım.Tabi öküzün tiğrene baktığı gibi bakmadığım için bakarken bir yandan da düşündüm. Artık kitap okuyamıyor(d)um,artık film de izleyemiyor(d)um,artık aşık da değilim. Ben artık n'apabilirdim.Seçeneklerimi araştırdım.Tatil ve yazlıkiş seçenekleri kendi kendini imha ettiğinden seçeneklerim sınırlıydı.Benim yerimde olan her normal ayküuğlu insan ,bu süreyi ders çalışarak geçirirdi.Ama ders çalışmak için fazla gerzektim. Duvara bakmayı seçtim.Hatta bir almanak yapmak geldi fikrime,hemen o an'da.Kişisel duvar rehberim ya da bakılacak en iyi bilmemkaç duvar.Yapmadım tabi gerzeğim desem de o kadar değildim.
Yine de canım sıkılıyordu.Eğer ömür, yaşama yoğunluğuna göre biçiliyorsa kafadan yüzonyıldaha dünyadaydım.Hassittir diyesim geldi de demedim.Ben terbiyeli çocuktum.Her bölümde yeni şeyler kaybettiğim bir arkasıyarın kuşağıyken hayat,sanırım sadece kaybettiğimde yaşadığımı anlıyordum.Tüm kazanmalar kaybetmek için değil miydi zaten.Kazandığım bir haltım olmasa da düz mantığın gözünü sevecek kadar sevgi doluydum.
Uyumalıydım.Çok uyumalı,çok büyümeliydim.Kendime sözüm vardı.Huzurlu bir bunak olacaktım ben.Bunamak kısmı şimdiden tamamdı ve uyudukça ve büyüdükçe huzurum artacaktı.

20090716

Hayat Güzeldir

*Başlığı gülelim diye yazdım.Güldüyseniz bu konuyu kapatalım.

*Fidaydayı hakkıyla söyleyebilmek için sevgilisine para yediren arkadaşlarım var.Anadolu ezgilerine uzak yurdum blogger okuyucusu için masraftan kaçmıyor ve hani var ya diyoruz "500 altın yedirdim bir ayda" o işte.

*Geçen gün tvde sertaçortaçı gördüm sevgilsiynen.Abi bu adama nasıl anlatıcan ki cenneti,neyle motive edicen.Şarkı söyleyip bi minübüs kızla gezsin,yazılan kadere bak.Adam tanrının fantastik anına denk gelmiş.

*Merak güzel şey de sevgili türksel.Hangi seyyar satıcı 3GEĞ teknolojisiyle maç izleyecek allasen. Ayrıca yine aynı reklamdaki nineyi de kınıyorum torun dosya gönderecek sen damat soruyorsun. Dert etme be teyzem,torun yapıyordur bişeyler.Ha bir de Hidayetle başlayıp Hidoyla devam eden Hedo'nun son durak olmasını dilediğimiz değerli sporcu kardeşim.Hacı o anlaşmadan sonra bu reklam, oynamalar falan...cık cık cık.

*Baba:Çok içiyosun,abarttın ama.
Oğul:Neye göre kime göre?
Kutsal ruh:-onun bu diyalogda yeri yok-
Baba:Bence gayet iyi anladın.Enginar suyu şişesinin içine rakı koymuşsun lan daha ne olsun.
Oğul:Uyu uyu vakit geç oldu.

*Galatasaray demeden geçemeyeceğim.Sabriciğim sana hizmetlerinden dolayı bir koşu bandı alsak, sen futbolu bıraksan.Senin için çok fark yapmaz bence.

Ben seni unutmak için Sevmedim


Ulan adriana hadi bi adamla evleniyosun,bi de aynı adamla sevişiyosun bunlar yetmezmiş gibi bi de hamile kalıyorsun.Ben seni unutmak için sevmedim lan.Yapılır mı bu bana. Gözünde canlandır okuyucu.Dudaklarım öne doğru uzamış.çenem titriyor şu an.Üüüüüüü,ühü,ühü,ühü

Endüljansı takan kim

Gecenin dördünde açık olan televizyondan daha hüzünlü ne olabilir dedi içim.İçim hüzün avcılığı yaparken ben boş bir kağıda çizim yapar haldeydim.Başarısız filmler,hiç izlenmeyen programlarla dolu ekrana takıldı gözlerim.Herşey tekbirşeydir dedi simyacı,haklısın dedim.
Saat üçelliüçken başladı yağmur,yağmur başladığında ben bir kağıda seni seviyorum çizmeye çalıştım,çizemeyince yazmaya çalıştım,yazamayınca söylemek istedim. Yapamadım,beceriksizdim.Yazları soğuk ve yağışlıydı artık benim şehrim.Koca şehir yazlarını değiştirmişti.Ben hala senden geçememiştim. Anlayamıyordum.Vakit geceydi,yağmur vardı.Kağıt vardı,kalem vardı,ellerim bile vardı.Sen herhangi bir adamın herhangi bir evindeydin.Bezgin bir ilhan irem şarkı söylüyordu. Gözlerim yanmayı unutmuş mum gibi bakıyordu. Ama yazamıyordum.
Ne zaman bişey yapamasam tanrıya söverdim ben ama bu gece onu da yapamıyordum.O gariban da bir türlü ölemiyordu,herkes ondan nefret ediyordu.Huri etine duyulan açlığı kendine sevgi sanıyordu,ona da yazıktı.Ben hep sevgimden söverdim ona.Biliyordum başıma gelenlerden dolayı vicdan azabı duyuyordu.O beni azaptan kurtaramasa bile ben ona kıyak geçiyordum. Suçluluğunu alıp,nefret katıyordum.Onu olmayan alnından öpüyordum.Bilmem farkında mıydı? Gerçi bana da yazıktı hele bu gece bana cidden bi tanrı lazımdı.Rakı-kavun-kutsal peynirle takdis edilemiyordum.Tam da ben bu satırları yazarken,tanrı vejeteryan olmayan kullarını namaza çağırıyordu.Anason kokusu hacı yağıyla voltran oluştursa gidebilirdim belki.Ya da burnum kanamasa.Bana bi iç kanama lazımdı oysa.
Yazamadığım,sövemediğim,sarhoş olamadığım bi gece,burnum kanar-kene ne yapabilirim diye düşündüm.Bulduğum buluş geldi aklıma, ağrı kesiciyi rakıyla içince diş ağrısı kesiliyordu.  Benden önce bulan olmuş muydu?O kadar da önemli değildi zaten.Adsız bir kahraman olmak daha iyiydi, ibn-i godsy diye anılmaktan.Bu gece için bu kadar saçmalık yeterdi sanırım.Yine de dua etmek istiyordu canım.Tanrım tanrım yerde yer tanrım, gökte gök tanrım yarın bana biraz onaltı milyar lazım.Telefona on kontör lazım.Ha bir de ulan amma orospuymuşsun diyeceğim kadının telefonunun meşgul olmaması lazım.Yap bi güzellik be hadi be müdür be.Fazla oldum biliyorum ama kabul etmediğin 3650 güne saysan diyorum.Aramızdaki samimiyetten dörtyılda bir gelen artık günleri bile katmıyorum.Müsaitsen yarın sana gelicem,aniden karşıma çıkacak bir de doç kamyon arıyorum.Sarhoşum sanıp,kulakardı etme sözlerimi.Tek bir kelimeyi yanlış yazmadım.Neyse işte veladdalin amin.İmza ucuz kulun,godsy...

20090715

alegorik arabesk


-Kendime-
Dişimin sızısıyla senkronize ilerliyor ruhumdaki cahit sıtkı fısıltıları.İltifatmatbaasına yazmak istiyor canım,ama aşkına da ızdırabına da diye müdahale ediyor vicdanım.Herkes tokiye girerken,alterego kuyruğuna girmek istiyor canım.Gerçi bilmiyorum dünyaya bırakabilir miyiz onu, dikili ağaç niyetine. Burnumuzun dibine dibine sokuldukça sigara yasakları, ağaç bırakası bile gelmiyor insanın.Evden çıkamasam bile, bin yaşamak hakkı olmamalı hiçbir yılanın.
Bazen özlemek geçiyor içimden,bazen istemek.En iyisi 'neyine' cevabıyla yüzyüze gelmeden meklimaklı eklerden olabildiğince kaçıvermek.Söz söylemek istemiyorum bu ara,ketumluğu da anlıyorum bu yüzden ve varsa eğer sitem, itinayla kabul ediyorum.Ev sahibinin çocuğuyla oynamak gibi hayat.Kazanmak kaybetmek,küsüp oynamasan kabahat.
İçimi saçmalıklarla doldurmak işte bu yüzden; kafiyeler,akrostişler... Mantık denilen şey git kendini çatıdan at diyorsa eğer.Belki neşe dolarım diye şiirler söyleyetebiliyor zihin,hem yirmiüç hem nisan olmayan günler...Bekle,bekle elbet geçer.Kimseye çaktırmadan içtiğin aslansütün varken bu yazgı da seni teğet geçer.Ayılmadan uyumanın hazzı herşeye değer!

20090714

Houdini


Bazen...ne çok şey kabullenebiliyor insan.

Web Stats

  © Blogger templates 'Neuronic' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP